Seyyid Sinan BOZTEPE


Aşure mi? Aşura mı?

Malumunuz üzere muharrem ayı içerisindeyiz, muharrem ayı denince akla gelen ilk şey sizce nedir? Bu soruya verilecek cevabı bende merak ettim ve geçen sene yaptığım bir anketi bu sene yine üç ayrı şehirde soru cevap halinde halka sundum. Halkımızın verdiği cevaplar ve anketten çıkan sonuç ne yazık ki yine içler acısıydı!


Aziz kardeşlerim;

 

Bu ayda; Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) torunu ve ciğerparesi, Hz. İmam Hüseyin (as) muharrem ayının onuncu günü Yezid ve otuz bin kişilik ordusu tarafından Irak’ın Kerbela bölgesinde bundan 1376 sene evvel katledildi. (Allah (cc) Peygamber evlatlarının katillerine lanet eylesin.)

 

Halka sorduk ki muharrem ayı denilince aklınıza ne geliyor? Verilen cevapları kısaca özetlersek; kimisi bu ayda Peygamberimiz şehit edildi dedi, kimisi Hz. Hüseyin şehit edildi aleviler matem ediyor dedi, kimisi Yezid kötü işleri bu ayda yapmış dedi, kimisi biz müslümanların matem ayıdır dedi, kimisi bu ayda ne olmuş ben bilmem dedi, kimisi hicri yılbaşıdır çok mübarek aydır dedi, kimisi bu soruyu duyunca sen alevi misin dedi… Yani her kafadan bir ses çıktı.

 

Ama genel itibariyle bu ayda aşure çorbası yapılır diyenler ankete damgasını vurdu. Yani muharrem denilince herkesin aklına “ÇORBA” geliyordu!

 

Lütfen şu yazacağım cümleye dikkat buyurun; söylencede aşure çorbasının Hz. Nuh (as) tufanından sonra yaşlı bir kadın tarafından şükür amaçlı yapıldığı ve o günden bu yana geleneksel olarak yapıla geldiği anlatılmaktadır. Ama bu rivayetle alakalı ne sünni ne de alevi kaynaklarında hiçbir delil yoktur! Zaten İslam ülkelerinin biz hariç diğerlerinin hiçbirinde aşure çorbası diye bir gelenekte yoktur! Yani  aşure çorbası İslami bir unsur değildir… Gelenektir!

 

Arapçada onuncu gün manasına gelen “aşura” gününde katledilen kerbela şehitlerini ki bu şehitler kendi kişisel ihtiras ve hevesleri uğruna Yezide baş kaldırmadılar! Devrin firavunu olan Muaviye oğlu Yezide karşı başkaldırının amacı Allah’ın emrettiği dini savunmak ve tevhit inancına zarar gelmesine mani olmaktı! Aşura günü verilen Ehl-i Beyt’in 73 şehidi, kanları ile İslam dinini müdafaa etmiş, şarapçı ve zinakar Yezidin heveslerini çürütmüşlerdir. Bu sayede İslam dini bize ve bizden sonra kıyamete kadar devam edecektir…

 

Eğer Hz. İmam Hüseyin (as) Yezid gibi birine İslam halifeliğini elleri ile bıraksaydı ve kendisi de Yezide biat etseydi şehit olmazdı, kerbela yaşanmazdı, yani evinde oturup çorbasını içseydi kendisiyle beraber ailesi de şehit olmazdı. Eğer İmamımız “imanını” yezide teslim etseydi İslam dini yeryüzünden silinirdi, çünkü yezidin din ve iman ile işi yoktu ve cahiliye devri inançlarına geri dönüş yapmıştı!

 

 Allah’a karşı büyük bir teslimiyetin yaşandığı ve kanın kılıca karşı zafer kazandığı, “Allah-u Ekber” nidasının küfrün yüzüne tokat gibi çarpıldığı muharrem ayında kerbela meselesini unutup ve/veya unutturup, bu aziz şehadeti çorbalaştırmanın bir alemi yok diye düşünüyorum.

 

Dostlarım, bir cenaze evinde helva dağıtmak nasıl hüzün ile yapılıyorsa bizde yine aşure çorbalarımızı bu duydu ve bilinçle yapalım, Osmanlıdan bu yana devam eden geleneği devam ettirelim ama ne olur muharrem ayı denilince aklımıza İslamın Kerbela şehitleri gelsin. Ki onlar sayesinde Din muhafaza ve müdafaa edilmiştir! Muharrem ayı denilince aklımıza Peygamberimizin (sav) Ehl-i Beyt’inden ziyade çorba geliyorsa bir durup düşünelim!!!

 

“İşte Allah, iman edip de salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir.  De ki:  Ben, buna (peygamberliğe) karşılık yakınlıkta (Ehl-i Beyt'ime duyulan) sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum...” (Şura suresi 23. Ayet)

 

İşte ayet gayet açık ve net. Şimdi; Allah’ın (cc) emrettiği muhabbetimiz Ehli Beyt’ten yana mı yoksa çorbadan yana mı? Yada Din nerede biz nerdeyiz?

 

Çerkezköy Hacı Bektaşi Veli Derneği Başkanı ve Ehlibeyt Dergahı dedesi Seyyid Sinan BOZTEPE

0282 726 91 91