Anasayfa
Yazarlar
Foto Galeri
WEB TV
E-Gazete
Resmi İlanlar
Anket
Künye
Reklam
İletişim
Çerkezköy
23 Nisan 2021 Cuma
Tekirdağ
Çerkezköy
Çorlu
Ergene
Hayrabolu
Kapaklı
M.Ereğlisi
Malkara
Muratlı
Saray
Süleymanpaşa
Şarköy
Bölge
Spor
Ali Çevikyiğit / Yiğitçe
CUMHURİYETİ NASIL YAŞATIRIZ?
“Biri yer, biri bakar, kıyamet ondan kopar” atasözü; kişileri de, aileleri de, devletleri de, yönetim biçimlerinden en güzeli Cumhuriyet’i de kapsar.
Yayın Tarihi: 29 Ekim 2012 Pazartesi, 17:33
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Bir ülkede bir kesim sürekli zenginleşirken, yoksul kesim daha da yoksullaşıyorsa orada adalet yok demektir. Adalet yoksa inanç yoktur. İnanç yoksa güven yoktur.
Devlete güven yoksa devlet yaşayabilir mi?
Aile içinde, bireyler arasında adalet duygusu zayıflamışsa, kavga çıkması yüksek bir olasılıktır.
Bu nedenle adalet; devletin de, ailenin de, cumhuriyetin de temelidir.
Devleti yaşatan da, aileyi yaşatan da, cumhuriyeti yaşatan da en başta adalet duygusun sağlamlığıdır.
 

Küresel şirketler, ele geçirip yutmak istediği ülkelerde, yurttaşların adalet duygusunu yok eden çalışmalar yürütür. Bizi yok etmek isteyen ABD, Bağımsızlık Savaşımızın zafer tacı olan Türkiye Cumhuriyeti’ni 24 Temmuz 1923 Lozan’da tanımamıştır, tanımamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’ni tanımadıkları içindir ki, daha cumhuriyetimizin kurulduğundan başlayarak, Anadolu’da isyanlar çıkarmaya başlamışlar, Cumhuriyetimizin başarısız olması için her türlü planı işbirlikçilerinin eliyle uygulamaya koymuşlardır.

Son altmış yıldır Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten siyasal iktidarlar, vatanımızı işgal edip, bizi yok etmek isteyen emperyalist ülkelerle dostluk içinde olduklarını söylemişlerdir. 27 Mayıs 1960 İhtilali’nin başı Cemal Gürsel de, 12 Eylül Darbesi’nin başı Kenan Evren de NATO ve CENTO’ya bağlı kalacaklarını ilan ederek, ABD’nin egemenliğini kabul ettiklerini açıklamışlardır. Sizi yok edip, topraklarınızı ele geçirmek isteyenlerle dost olduğunuzu nasıl söylersiniz? Atalarımızın milyonlarca kan ve can bedeli ödeyerek kurup, biz çocuklarına emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ne ihanet etmek olur mu? Hangimiz böyle bir şeyi kabul edebiliriz?
Bu durumu “Kediye Ciğer Emanet Etmek”, ya da “Kurda Kuzuyu Emanet Etmek” deyimleri ne güzel uyar, değil mi?
Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim sistemi 27 Aralık 1949’da ABD’ye, yurdumuzu parçalamayı hedefine koyan emperyalist AB’nin Anayasası 29 Ekim 2004 tarihinde Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tarafından imza edildi. AB müktesebatı diye adlandırılan yüzlerce anlaşmayı imzalayarak, egemenliğimizin AB’ye devredilmesi, kuzuyu kurda emanet etmek değil mi?
Buna karşı çıkan basın var mıydı? Varsa da, sesini halkımız duyabildi mi?
TBMM’de bulunan tüm siyasal partiler AB yanlısıdırlar. Hepsi de gerçekleri halkımızdan gizlediler.
Bu gerçekleri halkımıza anlatmayı bırakıp, halkımızı makarnaya, kömüre satıldı diye aşağılayan köşe yazarlarının, halkımıza tepeden baktıklarını da görüyorum. Bunların Cumhuriyetimize sahip çıktıklarını belirten sözlerinde, içtenlikli olduklarına inanabilir miyiz?
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna, yoktan var oluşa giden yolu anladık mı?
Yurdumuzu kimler, neden ve nasıl işgal etmişlerdi?
İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan’ın adlarını duymuştuk da, Amerika Birleşik Devletleri’nin adını kitaplarımızda okumamıştık. ABD’nin işgalciler arasında olduğu neden gizlenmişti? Kimler gizlemişti?
Anlatılması istenmedi, anlatılmadı, anlamadık.
Kimler istemedi?
1952 yılında NATO’ya üye olmakla, doğrudan ABD mandasını kabul ettiler. 1949 yılında ABD ile yapılan Fullbright eğitim anlaşması ile eğitim sistemimizi ABD’ye teslim ettiler. Osmanlı Devletinin yaptığı 1838 Balta Limanı antlaşması gibi antlaşmalarla ekonomimizi batılı sömürgecilerin emrine verdiler. Avrupa Birliği’ne üye olacak, AB ülkelerine rahat gidecek, iş sahibi olacağız yalanları ile davullu zurnalı kutlamalarla Türk Milleti’ni aldattılar.
Eşsiz liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı tarih “NUTUK”, Harp Okulları sınıf kitaplıklarından kaldırtıp, yetişen genç subaylara okunmaması gereken, sakıncalı bir kitap duygusunu vermek isteyenler kim?
 
Kimler mi?
Bu soruların yanıtlarını herkes biliyor demeden; 50 yaşından sonra ben; Yılmaz Dikbaş’ın, kuşkuya yer bırakmayan belgelerle yazdığı “Atatürkçüler Yenildi” adlı kitabı ile M.Emin Değer’in “Oltadaki Balık Türkiye Emperyalizmin Tuzaklarındaki Ülke” adlı kitabından öğrendiğimi itiraf etmeliyim.
Kitabın adı: Atatürkçüler Yenildi. Yazarı: Yılmaz Dikbaş. Sayfa:354
 
Birlikte okuyalım:
 “1977–1978 sürecinde, yani mason Başbakan Süleyman Demirel’in İkinci Milliyetçi Cephe Hükümeti döneminde, Harp Okullarının sınıf kitaplıklarından Atatürk’ün Söylevi kaldırıldı.
Bu yasaklama döneminde, Mason Sadettin Bilgiç Milli Savunma Bakanıydı.
Atatürk’ün “NUTUK”unun , yani “söylev”in Harp Okullarının sınıf kitaplıklarından kaldırıldığı süreçte yüksek komutanlarımız şunlardı:
Genel Kurmay Başkanı: Önce Semih Sancar, sonra Kenan Evren.
Kara Kuvvetleri Komutanı: Önce Kenan Evren, sonra Nurettin Ersin
Deniz Kuvvetleri Komutanı: Bülend Ulusu
Hava Kuvvetleri Komutanı: Önce Ethem Ayan, sonra Tahsin Şahinkaya
Bu dönemin Harp Okulu öğrencileri, “söylev”in kitaplıklardan toplatılarak kaldırılmasına karşı çıkarlar, kitapların yeniden yerlerine konulmasını talep ederler.
Talepleri reddedilir.
Harp Okulları kitaplıklarından Atatürk’ün “Söylev”ini kaldırtan komutanların, sonradan 12 Eylül 1980 Askeri Darbesinin baş yöneticisi olması bir rastlantı mıdır?”
Bu kitaptan öyle bilgileri, öyle gerçekleri ne yazık ki 60 yaşına geldiğimde öğreniyorum. Üstelik yıllarını eğitime adamış, emekli bir öğretmen olarak.
Ben de merak ediyorum:
“Söylev” kitaplıklardan kaldıranların amacı neydi?
Sayın Kenan Evren açıklarsa, bilgi sahibi olur, çok seviniriz.
O dönemin Başbakanı Sayın Süleyman Demirel de açıklayabilir, yine bilgilendirdiği için seviniriz.
Bugün yalnızca Cumhuriyetimizin tehlikede olduğunu söylemek, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmesi tehlikesinden söz etmek yeterli değildir. Türk Milleti’nin yok edilmesi tehlikesiyle karşı karşıyayız.
 Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizme karşı verilen Bağımsızlık Savaşımızın Zafer tacıdır. ABD ve AB emperyalistleri, bu tacın başımızdan alınması için son 60 yıldır aralıksız çalıştılar, çalışıyorlar.
Ülkemizi parçalayıp yutmak için sinsi planlar yaptılar.
Bu planları, içimizden devşirdikleri işbirlikçilerine uygulattılar, uygulatıyorlar.
Ele geçirdikleri yazılı ve görsel basınla halkımızı aldattılar, aldatıyorlar.
Cumhuriyetimizi, vatanımızı, milletimizi yok olmaktan kurtaracak bir Atatürk’ün gelmesini beklemeyeceğiz. Cumhuriyetimizi koruyacak olan; AKP, CHP, MHP ..vs, hangi siyasal partiye oy vermiş olursa olsun, bilge halkımızdır.
Sivil-Asker kim olursa olsun; ABD’yi dost ve stratejik ortak, NATO ve CENTO’ya bağlılıklarını ilan edenlerle, Türkiye’nin geleceğini TAM BAĞIMSIZLIKTA değil, AB’ye girmeye bağlayanlar; Yurdumuzu, Milletimizi, Cumhuriyetimizi koruyabilirler mi?
Emperyalizme karşı savaşacak gücümüz var mı?
Elbette var.
Güç; öfkede, silahta değil, bilgidedir.
Öfkeli halk yığınlarını istediğiniz yere yönlendirebilirsiniz.
Bilgili halkı hiç kimse aldatamaz, istediği yere çekemez, yönlendiremez.
ABD nin Daha 1949 da, Milli Eğitim sistemimizi ele geçirmek istediğini anlamak mümkün de, bizi yönetenlerin teslimini nasıl anlayacağız?
Geleceğini ABD ve AB’de gören asker- sivil kim olursa olsun, halkımızın gerçek bilgilerle donanımını sağlamaz, sağlayamaz.
Gerçek bilgilerle donanmış, iyi eğitimle özgüveni yerinde, olayları sağlıklı değerlendirip, doğru sonuçlar elde edebilen bir halkı kimse yoksul, aç bırakamaz.
Cumhuriyetimize sahip çıkarak yaşatmak; ancak gerçek, sağlam bilgilerle mümkündür.
 “Doğru ve gerçek bilgilerle donanmış bir halkın gücü, en güçlü silahlardan daha üstündür” gerçeğini emperyalistler çok iyi biliyor.
Yüce Türk Milleti’nin Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularla kutlarım.    
 

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
   YORUMLAR
   YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
Sokağa çıkma yasağında denetimler devam ediyor
Gri pasaport şebekesinin 2 üyesi tutuklandı
Pandemi gölgesinde 23 Nisan
200 koli erzak paketi desteği
Başkan Akay koltuğu Zeynep’e emanet etti
Sıcak asfalt yol çalışmaları başladı
Başkan Çetin, koltuğu Gençay’a bıraktı
Dönmez: Göstermelik gerekçelerle engelleme yapılıyor
Kapaklı’da sade 23 Nisan kutlaması 
Başakşehir’de 23 Nisan coşkusu
  ANKET
Covid - 19 pandemisinin ülkemizde son zamanlarda yayılmasında birinci dereceden sorumlu sizce kimdir?
Gerekli önlemleri zamanında almayan yetkililer
Tedbirlere uymayan vatandaşlar
Her ikisi de
  CERKEZKOY KONUSUYOR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi
Gunes Gazetesi Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi Star Gazetesi
Takvim Gazetesi Türkiye Gazetesi Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yeni Çağ Gazetesi
Çerkezköy
Çerkezköy Alp Ajans Haber, Gazetecilik, Basın Yayın, Matbaacılık Ltd. Şti.
Fevzi Paşa Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi No:89 Çerkezköy / TEKİRDAĞ
Tel: 0 282 726 17 66 - 725 20 25 - 725 26 80 Fax: 0 282 725 26 44
E-mail: haber@cerkezkoyhaber.com.tr  -  kardes@cerkezkoyhaber.com.tr
Alp Medya